Temalar: #  


Anasayfa BilişimLife Forum BilişimLife Linux BilişimLife Sözlük Dosyalar / Araçlar Gelişmiş Arama


     BilişimLife.net - Bilişim Teknolojileri Ortak Çözüm Platformu Forum
         Entry
                 İnsanoğlu Belgeseli (The Mankind) 5. Bölüm Notları


Kullanıcı:  
Şifre:   
 


Konu Rserit tarafından 17.12.2013 01:25:20 tarihinde açıldı.
Rserit
[ Genel Sorumlu ]

Üye Puanı

1099 [ Puan Ver ]

Mesaj Sayısı

151
Konu Sayısı 442
Giriş Sayısı 3210

Aktiflik

Seviye

Deneyim

Ruh Hali
Cinsiyet
Durumu
Mesajı yetkiliye bildir!
17.12.2013 01:25:20
Merhabalar.
Üç gün önce CNN Türk'te İnsanoğlu belgeselinin 5. bölümü yayınlandı. Bu bölümde de birçok not aldım. Geçtiğimiz bölümde haçlı sefelerini vs. görmüştük.
Bu hafta çok farklı bir konuya giriyoruz.

Bütün konular birbirleriyle bağlantı olarak gelişiyor.

Bu bölümde göreceğimiz konular:

1. Moğollar
2. Cengiz Han
3. Veba
4. Veba'nın Asya'dan Avrupa'ya Yayılışı, Kimsayal Silah
5. Veba İçin Yapılanlar
6. Strassburg Katliamı
7. Amerika Kıtasında Olanlar
8. Paça Kuti ve Çangalar

O halde Moğollarla bir giriş yapalım.

Moğollar



5000 yıl önce atları evcilleştirdiler. Moğollar günde 480 km at sürerlerdi. Öyle yetenekliydiler ki dört nala  giderken atın üzerinde ok atabilirlerdi. Her moğol savaşçısının 4 atı vardı.



2. Dünya Savaşına gelene kadar hiçbir ordu bu kadar hızlı değildi.

İklim değişikliği Moğolları göçe zorluyor. Dünyadan 149 milyon km ötede olan güneşte farklı şeyler oluyor. Küresel ısınma başlıyor. Kuraklık Moğolistan'ı çöle çevirmiş. Moğollar göç ederek Çin'e gittiler.



50 bin Moğol askeri Çin'e gidiyor.



Çinli Moğolların en büyük ganimetleri çay, buğday ve pirinçti. Moğollar Çin'i almak istiyordu. Büyük bir orduları vardı.

Ordunun başındaki isim: Cengiz Han.



Cengiz Han'ın Savaşı ve İmparatorluğu

Cengiz Han şehirdekilere bir ultimatom yayınlıyor. İki seçenek var: Teslim ol ya da öl.
Cengiz Han, atları şehrin kapısına kadar getirdi. Şehri almak için Çinli mühendisleri kullanıyordu. Dahası, savaş esirlerini savaşta kullanıp, kendi halklarını öldürmeleri zorlanıyordu. Yani askerler, kendi halkını katlediyordu.



Yüzbinlerce insanı katlettikten sonra şehri yakıyordu.
Kadın veya çocuk fark etmeksizin herkesi öldürüyordu. Cengiz Han, şehir halkına evlerindeki her şeylerini vermelerini istiyordu. Çünkü o kadar büyük bir ordunun ihtiyaçlarını böyle karşılıyordu. Direnen insanlara acımayıp katlediyordu.



Bir görgü tanığı şöyle söylüyor: Savaş bittiğinde yerlerde vıcık vıcık insan parçaları vardı.

Sonunda çıkan sonuç çok korkunç.
Cengiz Han tam 40 milyon insanın ölümünden sorumlu. Tıpkı Hitler gibi.

25 yılda tam 7,2 milyon kilometrekare toprak fethetti. Fethettiği yerlerle birlikte büyük bir imparatorluğu oluşturdu. Roma'nın 400 yılda fethettiği kadar toprağı Cengiz Han 25 yılda fethetti. İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük imparatorluğu kurdu.



Başarısının anahtarı: İletişim.
Amerika'nın 2 katı büyüklüğünde atlı habercileri vardı. Her 36 kmde bir dinlenme yeri vardı. Bu yerlerin her birinde ise 400 at vardı. Haberciler özel bir madalyon takarlardı ve o yerlerden ücretsiz olarak faydalanırdı.



Nihayetinde doğudan batıya göçler başlıyor. Matba, barut gibi buluşlar Avrupa'ya taşındı. Ancak bunlarla birlikte büyük bir de katil bakteri vardı.
Bu katil: Veba.

Katil Bakteri: Veba

Tam 3,5 milyar yıldır dünyanın her yerinde bakteri vardır. İnsan vücutları da dahil. Çoğu zararsız, hatta yararlı olanları da var.



Issıkkul'da salgın başlıyor. Kutluk, vebaya yakalandı. Evli, hristiyan ve hasta. Hanımının ilaçları Kutluk'a yaramadı.



Bakteri amansız bir şekilde yayılıyor. Salgı bezleri şişiyor ve yayılıyor. Derisinde içi dolu dev gibi kabarcıklar: Hıyarcıklar.



İnsanlara pireden geçiyor. Pire kandan besleniyor. Isırdığında veba salgılıyor.



Kutluk'un hanımı bu durumdan habersiz. Onu da ısırdı ve 2 gün sonra kocasıyla birlikte öldü.

Veba'nın Yayılışı

2 sene sonra 100 kişi öldü. Bu henüz başlangıçtı. Vebayı taşıyan canlı pire, Asya'da pireleri üzerinde en çok taşıyan canlı: Sıçan.



Kara Sıçanlar sayesinde pireler taşınıyor, haliyle veba da yayılıyordu. Bu pirelere adi sıçan piresi denilir. İngilizcesi common rat flea, buradaki common Türkçe'de adi sayılıyor demek.

Bir sıçan yılda 2000 yavru yapar. Her bir sıçanda ise 2000 pire vardır.



Asya'nın yerlisi olan sıçanlar, Romalılar sayesinde Avrupa'ya yayıldılar.

Kimyasal Silah: Cesetler

Cengizhan, soyundan gelen öz kardeşini öldürüyor. Avrupa'ya yayılmak istiyor. Ancak Kefe (Karadeniz'de bir şehir) buna engel oluyor. Veba, Cengiz Han'ın askerlerini öldürüyor. Bu durum Cani Bey'in aklına bir fikir getiriyor.



Ölü askerleri bir silaha dönüştürüyorlar. Her ölü cesedini mancınıklarla hedefteki yere atarlardı. Bu bir biyolojik silahtır.



Günümüzde biyolojik silahlar, Rusya ve ABD de olmak üzere 165 ülkede yasaklanmıştır.

Cesetler hakkında bir tarih kitabı şöyle belirtmiş: Şehre adeta ölü dağları atıldı. Çürüyen ceset havayı darlaştırdı. Koku dayanılır gibi değildi.





Asya'dan Avrupa'ya Göç

Veba salgınından dolayı Kefe'de yaşayanlar Avrupa'ya göçmeye başlıyorlar. Sonunda Veba Avrupa'da da baş göstermeye başlıyor.

Siena, İtalya. Yıl 1348.



Bir aile evine kapanıyor. Baba dışarıdaki hadisleri yazıyor. Bu rastlanılan belgelerden biri.



Siena'da 6 ay sonra binlerce kişi öldü.

Agnolo Di Tura, Siena tarihçisi. Ailesini dışarıya çıkarmıyor.



Ateş ve dumandan medet umuyor. Aslında vebanın sıçandan geldiğini kimse bilmiyor. Sonunda veba Agnolo'nın da evine giriyor.



Veba Agnolo'nın karısına bulaştı. Onda da hiyarciklar görüldü. Agnolo ne yapacağını bilemiyordu.



Eşini bu durumdan kurtarmak için çeşitli doktorlar vardı. Çeşitli bitkilerle ve maskelerle vebadan korunmaya çalışıyorlardı. Bu hastalıktan kurtulmak için eşinin kanını atacaklardı. Bu son derece korkunç bir şey.



Bu hastalığa çözüm için öneriler: Kusun, idrarınızı için ya da bal, ymurta akı ve akrep ezmesi karışımını yiyin.

Bu süre zarfında veba bakterisi yayılmak için yeni yollar buldu. Vebayı pireler taşırdı; ama artık havadan yayılıyor.  %75 olan oran artık %100'e yakın.





Agnolo, çocuklarını ve eşini veba yüzünden kaybetti.
Siena'da 6 ay içinde 31.000 kişi öldü. Bu nüfusun yaklaşık %60'ı.

Artık herkes bu duruma Tanrı'nın gazabı diyordu.

Avignon, Fransa.



Papa 6. Clemens'in şehri, Avignon. Tanrıyla anlaşma beklemiş. 1 günde 1300 kişi öldü. Papa, 11.000 kişiyi gömmek için bir arazi satın almış.



Ran nehrini kutsamış. Vebadan ölenleri buraya atıyorlardı. Bu yüzden yüzen mezarlık da deniliyor.



Bunların hiçbir işe yaramadığı görüldü. Papa bir şey yapamıyordu. Sonunda korku öfkeye dönüştü ve halk saldırganlaştı. Kim suçlanacaktı?
Av devam ediyordu.
1349 yılında Avrupa'da daha fazla can almaya devam ediyordu.
Strassburg, Almanya.
Yahudiler her yerdeydiler. Neredeyse dünyanın her yerinde yahudi cemaatleri vardı. 26 ülkede 10.000'i geçen yahudi cemaati var.

Haber hastalıktan daha hızlı kulaktan kulağa yayılıyor. Birisi kurban edilmeli.
Strassburg yetkilileri her yere muhafız koymuştu. Ancak yalıtılmışlık harlanmayı getiriyor. Bir çete yasaları eline geçiriyor.

Strassburg Katliamı: 14 Şubat St Valentin katliamı.



Yahudilere iki seçenek verildi: Ya öl ya da din değiştir.
10.000 kişi din değiştiriyor. 5 ay sonra Veba Strassburg'a da gelip, 16.000 kişiyi öldürüyor.

Bir görgü tanığı şöyle anlatıyor: Dükkanlar kapalı. Şehirler, sokaklar boş. Saraylar sessizdi.

Asya ve Avrupa'da, 15 yıl içine 50 milyon insan ölüyor.
Veba Avrupa kıtasının sonuna kadar gidiyor, ancak oradan öteye geçemiyor.
Yalıtılmışlık bizi koruyabilir. Atlantik Okyanusu Veba'yı durdurup Amerika'ya ulaşmasını engelledi.



İnsanoğlunun geleceğinin anahtarı genellikle ileri görüşlü liderlerin elinde olmuştur.
Cengizhan'dan 200 yıl sonra genç bir İnka savaşçısı savaşa hazırlanıyor.
Bu savaşçı: Paça Kuti.



Cesur, dinamik, kararlı.
Amerika o dönemde 90 milyon insanın yurdu. İnsanlığın diğer bölümünden tamamen yalıtılmış bir şekilde yaşıyordu. Bu kıtada hiç at yok. Nesilleri tükenene kadar avlanmışlar. Demir aletler de yok. Tekerlekli arabalar da yok.

Ant dağlarında hayatın anahtarı yüksek irtifa tarımı.



Yüksek irtifa, eğer bir tarım alanı oluşturmak istiyorsanız, dağların yamaçlarında bir teras oluşturmalısınız.



Dünyanın geri kalanının hiç bilmediği ürünler yetiştiriyor. Patates, domates, mısır...
Bu ürünler ancak 60 yıl sonra İspanyollar tarafından Avrupa'ya gidecek. Bu insanoğlunun beslenme rejimini şekillendiren çok önemli bir an.



Ancak topraklarındaki zenginlikler İnkaları hedef haline getiriyor.
Paça Kuti, korkunç bir düşmana karşı savaşacak. Komutanları ölü bir kral olan düşmana.



Düşman: Çankalar. Kana susamamış savaşçılar. Düşmanlarının kemiklerini ganimet sayıyorlar.
Amaçları Paça Kuti'yi ezmek ve İnka başkenti Kusko'yu ele geçirmek.
Çankalara savaşta Usko Wilka komuta ediyor.
Güçlü, acımasız ve ölü.



Sağken Çankaların terör hükümdarlığını kurdu, öldükten sonra rahipleri aracılığıyla konuşur oldu.
Ant dağlarında  önemli liderler öldükten sonra mumyalanır.
Güney Amerikalılar, Mısırlılardan önce mumyalamaya başladı.
En eski mumyalar 7000 yıl öncesinden kalma.



Çankalar kendilerini yenilmez görüyorlar.
Ancak Paça Kuti'nin bir planı var. Amaç düşmanın mumyalanmış cesetini ele geçirmeye çalışmaktı. Eğer Usko Wilka'yı indirirsen zafer senindir. Paça Kuti, Usko Wilka'dan daha güçlü bir şeye inanıyor: Güneş Tanrısı İlti'ye. İnka mitolojisinin en önemli tanrısı.

Savaştan önce İnti, Paça Kuti'nin rüyasına girdi, ona şanlı bir zafer vaad etti.

Paça Kuti'nin babası ve erkek kardeşi kaçtı. Ama o kalmayı ve İnkaları savaşa sokmayı tercih etti. Paça Kuti, Çankaları kışkırttı.



Sonra askerlerini geri çekti.



Disiplinli olmalarını sağladı ve derken bir taş yağmuru başlattı.



Paça Kuti hamlesini yapmıştı.
Bir İnka efsanesi onun cesaretini şöyle anlatır: Genç prens kendini düşmanın önüne attı. Öylesine çevik ve öylesine hızlıydı ki Usko Wilka'nın
muahfızlarının ödünü patlattı.

Paça Kuti nihayetinde Usko Wilka'yı yere düşürdü.
Çankalar mağlup oldu.



Paça Kuti böylelikle Amerika kıtasının görmüş olduğu en büyük imparatorluğu kurdu.
Bugünkü Şili'nin büyük kısmı, Peru ve Bolivya İnka imparatorluğu altında birleşti.
Bölgeler birbirine bağlandı. Yol ağlarının uzunluğu 40 bin kmye ulaştı.



Dünyanın en sarp yerlerinden biri: Machu Picchu.
Ancak Amerika'nın yalıtılmasının sonu gelmek üzere...

Notları alan ve düzenleyen: Recep ŞERİT


Videoyu buradan İngilizce olarak izleyebilirsiniz.
Düzeltme ve ekler için sevgili Onur hocama teşekkür ederim.

Saygı ve sevgilerimle,
Recep.



Mesaj 27.04.2014 00:53:24 tarihinde Rserit tarafından düzenlenmiştir.

 
Recep ŞERİT
BilişimLife Genel Yönetici
Cisco IT Essentials

Profil Bilgileri | Mail | Özel Mesaj | Açtığı Konular | Alıntı Yap    

 

Cevap Onur tarafından 17.12.2013 20:35:27 tarihinde yazıldı.
Onur
[ Bağımlı Üye ]

Üye Puanı

31 [ Puan Ver ]

Mesaj Sayısı

126
Konu Sayısı 54
Giriş Sayısı 180

Aktiflik

Seviye

Deneyim

Ruh Hali
Cinsiyet
Durumu
Mesajı yetkiliye bildir!
17.12.2013 01:25:20
Harika! Ellerine sağlık dostum.

 
Open Source olmamış yazılımdan pek hayır görülmez.

Profil Bilgileri | Mail | Özel Mesaj | Açtığı Konular | Alıntı Yap    

 

Cevap Enes tarafından 17.12.2013 20:35:55 tarihinde yazıldı.
Enes
[ Bağımlı Üye ]

Üye Puanı

260 [ Puan Ver ]

Mesaj Sayısı

130
Konu Sayısı 218
Giriş Sayısı 1350

Aktiflik

Seviye

Deneyim

Ruh Hali
Cinsiyet
Durumu
Mesajı yetkiliye bildir!
17.12.2013 01:25:20
Çok güzel bilgiler bunlar, eline sağlık.

 
Bu günü düşünürüm. Dün geçti, yarın var mı?
Gençliğime de güvenmem, ölen hep ihtiyarlar mı?
(Ebu Turab Hz.)

Profil Bilgileri | Mail | Özel Mesaj | Açtığı Konular | Alıntı Yap    




Benzer Konular

     Konu

Açan

Okunma Cevap

 Fotoğrafı çekilen ilk insan

Rserit

646 2

 Hayatın insanları

Rserit

693 0

 Mayalar da bizim gibi insan!

Rserit

578 0

 İnsan Olmak (Almanya'da bir Lise Müdürünün anısı)

Rserit

578 0

 İnsanoğlu Belgeseli (The Mankind) 5. Bölüm Notları

Rserit

2170 2

Copyright

Copyright BilişimLife 2011-2014
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.